Şükran Ovalı: İşte bu, mahalle baskısı dediğimiz şey

Birbirlerini ilk kez bir doktorun bekleme salonunda gördüler. Devamı futbolcu Caner Erkin’in azmi sayesinde geldi…

Oyuncu Şükran Ovalı’nın kendisiyle ilgili önyargılarını değiştirmeyi başarıp onu evliliğe ikna etti. 3.5 yıl önce nikâh masasına oturdular, iki yıl önce kızları Mihran Ela’yı kucaklarına aldılar. Uzun bir pandemi arasından sonra oyunu ‘Evlat’la yeniden sahneye dönen Şükran Ovalı: “30’lara kadar her şeyi bildiğimi zannederdim. 30’larımda ‘Çok da şey bilmiyormuşum’ dedim. Ne yapmam gerektiğinden çok, ne yapmamam gerektiğini biliyorum artık. Bu da hayatı kolaylaştırıyor.”


Daha rahat sohbet etmek için evinde, kızı Mihran’ın uyku saatinde buluşmak için sözleşiyoruz. Bizim için rengârenk kurabiyeler hazırlamış, üzerinde yazlık elbisesi, kapıyı açıyor. Mihran evin birçok alanını ele geçirmiş, her yerde onun oyuncakları göze çarpıyor. ‘Evlat’ isimli oyunuyla gündemde olan Şükran Ovalı, kendi evladıyla birlikte birçok şey keşfettiğini anlatıyor: “Bir birey yetiştirmeye çalışırken kendimin birey olduğunu fark ettim.” Serin bir İstanbul sabahında, Ovalı’nın bahçesinde, sıcacık çaylarımızı yudumlayarak başlıyoruz sohbete…

Evlendiniz, anne oldunuz, işinizde başarılısınız… Mutlu musunuz, nasıl gidiyor hayat?Çok mutluyum. Her şey yolunda, keyfim yerinde. En büyük motivasyonum kızım Mihran ve onun iyi olması.

Bir oyuncu evlenip anne olunca “Artık oyunculuğu bırakır” önyargısıyla karşılaşıyor mu hâlâ?

Yıl 2020. Ama kadınları normların içine sokmak, kalıplaştırmak, psikolojik şiddet ve manipüle etmek hep var. ‘Evlendi, çocuğu oldu artık çalışmaz…’ İşte bu, mahalle baskısı dediğimiz şey. Erkek egemen bakış maalesef ki hep kendini hissettiriyor. Halbuki hepimiz çalışan annelerin çocuklarıyız. Şu bilinmeli, kadın istediği zaman her şeyi en iyi şekilde yapar. Hem çalışır hem de iyi bir anne olur. Tarihte kadınlar savaşta da, tarlada da sırtlarında çocuklarıyla çok güzel durmuşlar. Bir de “Kadın bunu yapamaz”, “Giyemez”, “Böyle konuşamaz” gibi laflar var. Öyle bir şey olamaz! Var olan bir şeyi yok edemezsin, kadın güçlü bir canlı.

Evlilikten, çocuktan sonra “Artık öpüşme-sevişme sahnelerini kabul etmem” gibi bir kurallar listesi yapılıyor mu?

Ben Caner’le evlenmeden önce oyuncuydum. Birbirimizin işine saygı duyarız. Tabii sorumluluklarımız var ama işimiz ne gerektiriyorsa onu yaparız, bu bizim mesleğimiz.

Bedenim değişmişti ama mutluydum
Hamilelik sürecinde aldığınız kilolar yüzünden sosyal medya şiddetine maruz kalmıştınız. Bunlar sizi üzdü mü o dönemde?

Bunları kadınlar yaptığında çok daha fazla üzülüyorum. Ben de genelde hemcinslerimden duyup üzüldüm. Herkesin bedeni aynı olmak zorunda değil. Bu benim özgürlüğüm. Ben o süreçte loğusaydım. Kızım Mihran iki aylıktı. Bedenim değişmişti ama mutluydum. ‘Ufak Tefek Cinayetler’e konuk oyuncu oldum. Ondan sonra eleştiriler geldi. Ama eleştiri ve hakareti karıştırmamalı. Günümüzde sosyal medyada hakareti bir meziyet haline getirdiler. Bu eleştiri değil, sınır ihlali. Ama kötü, vicdanı eksik insanların yazdıklarıyla artık ilgilenmiyorum.

Sadece kilolu olduğu için dergiye kapak olamadığını itiraf eden oyuncular da var…

Yeşilçam’daki oyunculara böyle şeyler söyleniyor muydu? Ya da Merly Streep’e baktığımızda Oscar’larından bahsediyoruz. Dünyanın hiçbir yerinde artık bu söylemler kalmadı. Bırakın oyuncuyu, hiçbir kadını belli bir şekle sokamazsınız. Yapamazsınız! Bir kadının kilosu onun yeteneğinde ve elde ettiği başarılarında bir şey değiştirmez.